Peygamberimizin Kulluğu
Kullukta tüm insanlığa önder olan Hz. Muhammed’in kulluk anlayışı şüphesiz ki onun yüceliğinden gelmektedir. Kalbindeki tüm kötülüklerden arınıp her şeyden temizlenerek yaradana kulluk etmesi onun imanının ne kadar güçlü olduğunu hepimize sergiler niteliktedir. Allah’ın bir olmasını yol bilen peygamberin her fırsatta yaradana ibadet etmesi ve kalbini tüm kötülüklerden arındırıp yalnızca Allah sevgisiyle doldurması onun en büyük kulluğudur.Kulluk demek insanoğlunun büyün hayatı devamınca süregelen ilerleyen ve muvaffakiyetle sonlandırılması gereken muhteşem derecede önem arz eden bir konudur. Hadislerde de buyurduğu gibi Allah’a en sevimli ve güzel geleni sözünün odak noktası ibadetlerin sürekliliği ve imanın esas noktalarının kalıcılığıdır.Peygamberimizin hayatının son evresinde bile ibadeti düşünmesi onun kulluğunun muhteşemliğini göz önüne sermektedir. Öyle ki kendi yaşamından ve fani dünyanın güzelliklerinden arınmış içini tamamen Allah sevgisi ile doldurmuş peygamberimiz için kulluk herşeyin üstünde gelir. Böyle olduğu için Hz. Muhammed kulluğu insanlara örnek teşkil etmelidir.Öte yandan peygamberimizin kulluğu yalnızca ibadetlerle sınırlandırılamaz. Onun davranışları güzel ahlakı kulluğunun en önemli göstergelerindendir. Öte yandan herkese karşı merhametli olması da peygamberimizin iyi kulluğunu ortaya koyar niteliktedir.
Peygamber yaşadığı dönem boyunca inançları doğrultusunda bir çok kimseye karşı durmak zorunda kalmıştır. Müridlerini ve inancını korumak savunmak pahasına girdiği savaşlarda bile bir adım geri atmayarak kulluğunu her fırsatta ortaya koymuştur. Neticesinde inançları doğrultusunda insanlara örnek olacak kulluğuyla islamı tüm insanların kulaklarına fısıldamış ve güzel ahlakıyla doğruyu hakikati göstermeyi kendine amaç edinmiştir.
Peygamberimizin kulluğu aynı zamanda davranışlarıyla da kendini gösterir niteliktedir. Etrafındaki insanlara karşı eşit davranması ve bir lokma bir hırka düşüncesi ile yalnızca Allah’a ve onun sevgisine ihtiyaç duyması onu Allah nezdinde mükemmel bir kul haline getirmiştir. Bu yüzdendir ki o son peygamberdir ve kulluğu kuralları ve Allah’a karşı olan sevgisi sorgulanamaz. O herkese karşı sorumlu herkese karşı iyilik sever ve en önemlisi Allah’a karşı mükemmel bir kul olarak islamiyetin öncülüğünü yapmıştır. Bu kulluğunun mükafatını ise Allah tarafından aldığı davetle göğe çıkarak bulmuştur.